Madde başı: flört, fiil. 1. Kelime kovalamak
Vocabana.cc yapay zeka ile İngilizce pratik, flörtle
Yapay zeka ile İngilizce pratik burada flörtle ilerler: raftan bir cilt çek, dilini ve düzeyini seç, ilk cümleni yaz. Karşındaki kadın hatayı bir şakayla düzeltir ve seni sonraki cümleye taşır. On altı kurmaca kadının her biri etkileyici bir portre ve ana sayfada kendi sözlük maddesiyle yer alır; hiçbiri öğretmen değil.
- 16
- kadın rafta, her biri kurgusal bir yapay zeka karakteri
- 2
- dil: İngilizce ve Almanca, düzeltme her zaman Türkçe
- 20
- kelime her hafta, kadınların cümlelerinde kullanılır
- 24–55
- yaş aralığı, hepsi işi gücü olan yetişkin
Rafın on altı kadını
Bütün maddeleri açYapay zeka ile İngilizce pratik, flörtle
Dil uygulamaları sıkar, değişim kafeleri utandırır. İkisinin ortasında bir yer eksik: hata yaparsan gülünmeyen ama gülümsenen, ilerlersen alkışlanmayan ama fark edilen bir yer. Biz o yeri bir sahaf rafı olarak çizdik. Kitabın adı Vocabana, içindeki cümleler ise bir kadının sana yazdıkları.
Neden flört
Bir yabancı dili öğrenirken en büyük engel cümleyi yanlış kurma korkusudur. Karşındaki biri seni beğenmeye çalışıyorsa korku azalır, çünkü hata o an bir kusur değil, bir şakanın konusudur. Biz bu eski içgüdüyü çalıştırdık: etkilemek istediğin kadın, yazacağın bir cümle daha için yeterli sebeptir. Sınav yok, not yok, sertifika yok; yalnızca bir cevap var ve o cevap seni bir sonraki cümleye götürüyor.
Bu yöntem yeni değil. Eski sahaflar da sözlük okuyan müşteriye bir şiir uzatırdı; kimse kelimeyi bir kuraldan öğrenmedi, bir sohbetten öğrendi.
Hatayı şakayla düzeltmek
Raftaki kadınlar yanlışı gördüğünde onu kırmızı kalemle işaretlemez. Defne Korkmaz bir tercümandır; hatanı bir şakayla düzeltir ve doğrusunu bir cümlenin içinde geri verir. Claire Whitmore Londra'da tur yöneticisidir ve Türkçesiyle dalga geçerken İngilizcenin mükemmel olduğunu söyler. Düzeltme Türkçe gelir, cevap ise seçtiğin dilde sürer.
Öğretmen değil, okur
Kadınların hiçbiri öğretmen ya da sınav görevlisi değil. Mesleklerini anlatırlar, çevirmenlikten kabin amirliğine, ama bir müfredat izlemezler. Burası bir dil kursu değildir; bir belge ya da seviye tespit sınavı sunmaz. Pratik yaparsın, hepsi bu.
Kelime nasıl kalır
Dil, ezberle değil, kullanılınca kalır. Bir kelimeyi bir flörtün içinde kullandığında, ona bağlı bir yüz, bir cümle ve küçük bir heyecan da hatırlanır. Bu yüzden kadınlar kelimeyi tanımla vermez, cümlenin içinde sunar. Sen de onu geri kullanırsın; bir sonraki konuşmada aynı kelimeyi bir kez daha duyarsın ve bir daha unutmazsın.
Kimler için
İngilizceyi okuyup anlayan ama yazarken ya da konuşurken tökezleyenler için. Bir toplantıda, bir yolculukta ya da bir e-postada cümlesini kuramayanlar için. Utandığı için denemeyenler için. Bir de, yeni bir dilde biraz flört etmenin güzel olacağını düşünenler için. Seviyen ne olursa olsun, burada önce yazmak gelir; mükemmel yazmak sona kalır.
Defter: kelime listeleri ve örnek diyaloglar
Defterin ilk altı sayfası. Her sayfada kadının yazdığı bir cümle, Türkçe bir düzeltme ve sana dönen bir soru var. Bir sayfa seçtiğinde yalnızca o satırlar değil, kadının geri kalan defteri de sana açılır.
Üç satır: cümle, düzeltme, soru
Her sayfa üç satırdır. İlki kadının seçtiğin dilde yazdığı cümle, ikincisi bir hatanın nazik Türkçe düzeltmesi, üçüncüsü sana yönelen bir soru. Sayfaya dokunduğunda sohbet o üç satırla açılır; sayfa ilk hamlen sayılır ve kadın oradan devam eder.
Dile ve seviyeye göre süz
Sayfaları dile ve seviyeye göre ayırabilirsin: İngilizce başlangıç, orta, ileri; Almanca başlangıç ve orta. Konuya göre de: seyahat, yemek, iş, flört ve hatalar. Süzgeçler hesap istemez, senden bir şey hatırlamaz.
Her sayfa küçük bir ders değil
Sayfalar ders gibi görünmesin diye özenle yazıldı. Düzeltme, bir azarlama değil, bir fısıltıdır; soru ise bir sınav değil, bir davettir. Bir sayfayı beğenmezsen geç; kimse ilerlemeni izlemez, kimse puan vermez.
Kadınlar, dört rafta
On altı kadını yazdıkları ağıza ve çalıştıkları işe göre dört rafa dizdik. Her rafın bir ritmi var; bir kadından diğerine geçtiğinde bunu duyarsın. Bir raftan diğerine geçmek serbest; kimse kimseye küsmez.
Londra'dan Sidney'e: İngilizce
Aksanları farklı, ritimleri ayrı, şakaları ortak olanlar.
Almanca konuşanlar ve komşuları
Uzun kelimeleri seven, sabırla düzelten ve hatayı sevgiyle bağışlayanlar.
Kelimeyle geçinenler
Çeviri, tercüme, yayın ve kod: dili iş olarak kullanan kadınlar.
Yolda, otelde, sofrada
Konuşmayı pratik hayatın içinden alan, yemek ve yolculuk anlatan kadınlar.
Raflar birbirini tanır
Kadınlar arasında küçük bir kelime ağı var. Claire Whitmore, Hannah Brooks'un haber dilini esprili bulur; Maya Feldman, Defne Korkmaz'ın cümlesine yetişir. Biriyle yeterince yazarsan ötekinin adı da geçer.
Gece geç saatte
Geç yazıyorsan Sidney'deki Ayça Başaran'a bak; onun sabahı seninki gecenin ortasına denk gelir. Selin Şahinler radyo yayınından sonra da uyanıktır. Her kadın kendi saatinde yaşıyor, o yüzden şafağa doğru gelen cevaplar bazen uykulu çıkar.
Bu haftanın 20 kelimesi, onların cümlelerinde
Her hafta yirmi kelime seçilir ve dört kadın bunları beşer beşer cümlelerinde kullanır. Kelimeleri ezberlemene gerek yok; kullanıldıkça kalır. Kelimeler her hafta değişir, ama eski kelimeler kadınların notlarında yaşamaya devam eder.
Claire'in beş kelimesi
Claire Whitmore bu hafta şunları kullanıyor: «linger» (oyalanmak), «nudge» (dürtmek), «cosy» (sıcacık), «glance» (kaçamak bakış) ve «tease» (takılmak). Cümlesi şöyle: «Don't linger at the door; one glance and a little nudge will do.» Sen de bu beş kelimeyle kendi cümleni kurabilirsin.
Elif'in beş kelimesi
Elif Weber Almanca yazar: «Fernweh» (uzak özlemi), «gemütlich» (rahat ve sıcak), «Augenblick» (an), «schmunzeln» (gülümsemek) ve «verflixt» (kahretsin). Cümlesi: «Ein Augenblick, und schon schmunzle ich verflixt gemütlich.» Çeviriyi bilmesen de tahmin edebilirsin.
Defne ve Sofia'nın kelimeleri
Defne Korkmaz «nuance», «blush», «hesitate», «rehearse» ve «whisper» kelimelerini seçti; Sofia Marín ise «savour», «pinch», «simmer», «garnish» ve «crave» ile mutfaktan konuşuyor. İki liste de aynı hafta içinde yan yana durur ve ikisi bir cümlede buluşabilir.
Kelimeleri nasıl kullanırsın
Yirmi kelimeyi bir kerede kullanmak zorunda değilsin. Birini seç, bir cümleye yerleştir, kadın nasıl karşılık verdiğini görsün. Yanlış yapsan bile cevap seni ilerletir. Hafta bitince liste değişir ama kullandığın kelimeler kadınların notlarında kalır.
Dile ve seviyeye göre raflar
Sahaf rafı kimin nerede durduğunu bilir. Aşağıdaki çizelge, hangi raftan hangi kadının cümle kurduğunu gösterir. Seviyeni bilmiyorsan en alttaki rafı dene, yeterince hızlı yükselirsin.
| Raf | Kadınlar | Ne yazılır |
| İngilizce, başlangıç | Aylin Doğan, Ayça Başaran, Sofia Marín | Kısa cümleler, günlük konular, sıcak düzeltmeler |
| İngilizce, orta | Claire Whitmore, Hannah Brooks, Marta Kowalska, Zeynep Demirtaş | Seyahat, iş ve flört; tempo orta |
| İngilizce, ileri | Defne Korkmaz, Maya Feldman, Selin Şahinler, Pınar Erdem, Nuray Çelik, Gülsüm Tekin | Nüans, deyim, esprili inceltme |
| Almanca, başlangıç | Elif Weber | Kısa sorular, Türkçe bağışlama |
| Almanca, orta | Ebru Yalın, Derya Kılıç | Müze, hukuk ve gündelik konular |
İngilizce rafı
En kalabalık raf burası. Londra, Toronto, Dublin ve Sidney gibi şehirlerden kadınlar farklı aksanlarla yazar; aynı kelime her birinde başka bir ritimle çıkar. Seviye seçtiğinde aynı cümle kurulmaz, ama aynı esprili ton korunur.
Almanca rafı
Elif Weber Berlin'den, Ebru Yalın Viyana'dan, Derya Kılıç Zürih'ten yazar. Almanca sorar, Türkçe bağışlar; hatayı düzeltir ama hiçbir zaman azarlamaz. Burada kelimeler uzundur ve sabır ödüllendirilir.
Başlangıç
İlk adımı atmak için seviyeni bilmene gerek yok. Başlangıç rafında kadınlar kısa ve sade yazar, hatayı dönüp bir kez düzeltir ve seni zorlamaz. Bir cümle yazmak yeter.
İleri
İleri rafta kadınlar nüansla uğraşır: bir kelimenin iki anlamı, bir deyimin ağırlığı, bir şakanın zamanlaması. Burada düzeltme yalnızca dilbilgisi değil, üsluptur; bazen cümlen doğru ama fazla resmî çıkar ve bu da bir hatadır.
Rafın kadınları
Her kadının bir sözlük maddesi var: adı başlık, mesleği tanım, bir de söyleyiş satırı. Hepsinin etkileyici bir portresi ve ana sayfada kendi maddesi duruyor.
grafik tasarımcı
Kelimeleri renklendirelim.
Maddeye bak
Gülsüm, 55AI
emekli gemi kaptanı
Yanlış rotadan yeni liman çıkar.
Maddeye bak
Selin, 36AI
radyo sunucusu
Sesini duyunca nerede takıldığını anlarım.
Maddeye bak
Maya, 33AI
simültane tercüman
Cümleyi bitir, ben yetişirim.
Maddeye bak
Maddede ne yazar
Zeynep Demirtaş Antalya'da otel müdürüdür; kelime defteri hep yanındadır. Selin Şahinler İzmir'de radyo sunucusudur; sesini duyunca nerede takıldığını anlar. Nuray Çelik kabin amiridir ve bir cümleyle bir gülümsemeyi yeterli sayar. Bir maddeyi baştan sona okumak, hangi kadınla yazmak isteyeceğini anlamanın en hızlı yoludur.
Yaş değil, ağız
Kadınlar yirmi dört ile elli beş arasında. Gruplamayı yaşa göre değil, ağza göre yaptık: kim hızlı yazar, kim ağır, kim alaycı, kim şiirsel. Gülsüm Tekin emekli bir gemi kaptanıdır; yanlış rotadan yeni bir liman çıkarırken seni de yanına alır.
Kiminle başlamalı
Sakin ve sabırlı bir ses istiyorsan Hannah Brooks ya da Ebru Yalın; hızlı ve esprili biri için Aylin Doğan ya da Selin Şahinler; ince bir ayrıntı arıyorsan Maya Feldman ya da Defne Korkmaz. Sofia Marín yemekten, Marta Kowalska yolculuktan konuşur. Kararsızsan en kısa cümleni yaz ve gelen cevabın tonuna bak; çoğu insan ilk gece beklemediği kadında kalır.
Sık yapılan hatalar ve onlara cevapları
Türkçe konuşanların İngilizcede ve Almancada yaptığı hatalar bellidir. Kadınlar bunları bilir ve her birine kendi tarzında cevap verir. Hataların hiçbiri utanılacak şey değil, hepsi sıradandır.
Yanlış arkadaşlar
«Actually» «aktüel» demek değildir, «aslında» demektir. «Eventually» «eninde sonunda» anlamına gelir, «sonunda» değil, bir ihtimal değil bir sonuç bildirir. Aylin Doğan bu iki kelimeyi karıştırdığında önce gülümser, sonra doğrusunu fısıldar: «Actually, I was about to say that.»
Zaman ekleri
«I am agree» yanlıştır, «I agree» doğrudur. «I am knowing» da öyle. Türkçede hâl eki bir fiille birlikte gelir ama İngilizcede bu iş yardımcı fiille yapılır. Derya Kılıç bu tür hataları bir avukat sabrıyla sayar ve cümlenin savunulabilir olup olmadığına karar verir: «Neredeyse.»
Edatlar ve kısa kelimeler
«In Monday» değil «on Monday», «at the evening» değil «in the evening». Küçük kelimeler küçük görünür ama anlamı taşır. Pınar Erdem bunu bir yazılım mühendisi gibi anlatır: bir edat yanlışsa hata ayıklamak gerekir, ve hata ayıklamak kelime ayıklamaya benzer.
Hata bir kusur değil, bir işaret
Bir hata, hangi konuda cesaret ettiğini gösterir. Kimse hiç denemediği bir yapıda hata yapmaz. Bu yüzden kadınlar yanlışı bir kusur olarak değil, bir işaret olarak okur: «Bunu denemişsin, helal olsun; şimdi küçük bir ayar.» Hatalar yoğunlaştığında tonu biraz sakinleştirir, ama sözünü kesmez.
Bir cilt nasıl çekilir
Kurulacak bir şey, doldurulacak bir form yok. Dört adımda ilk cümlendesin. Hiçbirinde seviye sınavı, belge ya da kimlik istenmez.
Dili ve seviyeyi seç
Ana sayfada bugünün cildi durur. Beğenmezsen defterde başka sayfalar var.
Cildi çek
Kadının sohbeti açılır, seçtiğin yaprak konuşmayı başlatır ve ilk hamlen olur; yani tek mesajdır. Hesap istenmeden önce 10 mesaj yazabilirsin.
Cümleni yaz
İngilizce ya da Almanca yaz. Kadın hatayı Türkçe düzeltir ve cevabını seçtiğin dilde sürdürür. Tempoyu menüden ayarlarsın: dostça, cilveli ya da romantik.
Devam et ya da rafa koy
Ertesi gün döndüğünde kadın hatalarını hatırlar ve bir tanesini nazikçe geri getirir. Baştan başlamak istersen menüden geçmişi temizle.
Hatalarını hatırlar
Her kadın hakkında küçük bir not defteri tutar: hangi yanlışı yaptın, hangi kelimeyi sevdin, hangi cümlede duraksadın. Bir sonraki konuşmada bunlardan birini geri getirir: «Geçen sefer 'on Monday' demiştin, bu sefer doğru yazdın.» Notlar sohbet menüsündedir; yanlışsa düzeltir, istemezsen silersin.
Flörtün sınırı
Flört esprili, sıcak ve biraz cilvelidir. Sahne yakınlaşınca sohbet kararır; açık anlatım sunulmaz ve bu sınır bütün planlarda aynıdır. Karakterler sahaf adabı sayfasında yazılanın dışına çıkmaz.
İlk cümle için üç fikir
Ne yazacağını bilmiyorsan şunlardan birini dene: bugün ne yediğini tarif et, bir yere gitmek istediğini söyle ya da kadından bir kelimenin anlamını sor. Cümle kısa olabilir; önemli olan başlamak. Kadın hatayı nazikçe düzeltir ve konuşma kendi akışını bulur.
Kitap bedeli
Üç durum, açık yazılı. Hiçbirinde otomatik çekim olmadığı için bozulacak bir abonelik de yok.
| Baskı | Deneme | Ayaküstü | Plus |
| Süre | Kayıttan itibaren 3 gün | Denemeden sonra, dilediğin kadar | 30 gün ya da 365 gün |
| Cümle sayısı | Günlük sınır yok | Günde 10 | Günlük sınır yok |
| Kadınlar | Hepsi | Yazdığın ilk 3 | Hepsi |
| Önce o yazar | Evet | Hayır | Evet |
| Bedel | Yok | Yok | $15 ya da $99 |
Deneme, ayaküstü ve Plus
Misafir, hesap açmadan 10 mesaja kadar yazar. Defter açmak 3 gün boyunca bütün rafları açar ve kart numarası sormaz. Süre biterken ayaküstü plana inersin; ciltlerin olduğu yerde kalır. Plus iki ölçüde satılır: kısa olan $15 tutar ve 30 gün sürer, uzun olan $99 tutar ve 365 gün sürer. Bedel USDT ile yatırılır ve günlük sayacı ortadan kaldırır. Yatan para geri alınamaz; yasanın zorunlu kıldığı özel haller dışında iade yoktur ve ayrıntısı imza defterinde yazar. Plus daha çok mesaj ve daha çok kadın demektir, daha fazlası değil.
Parayla neyi değiştirirsin
Plus yalnızca günlük cümle sınırını kaldırır ve bütün kadınlara kapıyı açar. Düzeltmenin inceliği, hatalarını akılda tutmaları ve flörtün havası bedava planda da böyledir. Önce dene, tıkandığını hissedersen Plus'a bak.
Rafın sorulanları
Raf boş değil
Raftan bir cilt seç ve ilk cümleni yaz. Karşındaki kadın hatanı zaten bekliyor; onu nazikçe düzeltecek.
Defteri aç










